Ankara Mahpusu

Bin Muhteşem Güneş

Kategori: kitap
Khaled Hosseini'nin ikinci romanı Bin Muhteşem Güneş'i (A Thousand Splendid Suns) aslında okumaya pek niyetim yoktu. Niye? Çünkü "çok satan" kitaplardan genellikle uzak durmaya çalışıyorum. Niye? "Herkesin beğendiğini beğenemem!" egosundan dolayı mı? Kesinlikle hayır. Sadece, ömrüm boyunca okumam gereken binlerce muhteşem kitap olduğunu düşünüyorum ve bu kitaplar genellikle çok satanlar arasında olmuyor. Yani, basit bir önyargı filtresi ile zamanımı iyi değerlendirmeye çalışıyorum...

Peki nasıl oldu da okudum bu kitabı? İşte burada devreye 2ş faktörü giriyor: şans ve şartlar :-) Şu an biraz izole bir ortamdayım ve yapabileceğim en güzel şeylerden biri bulabildiğim her kitabı okumak. İşte Bin Muhteşem Güneş de bulabildiğim kitaplardan bir tanesiydi!

Bin Muhteşem GüneşAfganistan doğumlu Amerikalı yazar Khaled Hosseini, dünya çapında şöhreti ilk kitabı Kite Runner (Uçurtma Avcısı) ile yakalamıştı.

İkinci kitap yine Afganistan temalı. Bu kez, Sovyet işgali ve içsavaş gölgesindeki Afganistan'da kadın olmanın dramını işlemiş Khaled Hosseini.  Meryem ve Leyla adlı iki kadının, birbirlerinden bağımsız olarak başlayan ama kaderin ağlarını örmesi ile örtüşen hayatları üzerinden dünyanın unuttuğu Afganistan'da yaşanan insan ve de özellikle kadın dramları anlatılıyor kitap boyunca.

Teknik açıdan bakarsanız, kitap, "iyi" bir kitapta bulunması gereken temel özellikleri yerine getirmiş. Derinliği ile sunulan karakterler, ilgi çekici bir tarihsel ve siyasi zemin, okuyucuyu merak içinde bırakacak ve iç-içe geçmiş hikayeler, çömertçe kullanılmış duygusallık ve gözyaşı. Üstelik, kitabın Batı okuyucuları için bir de "egzotik" bir havası var.

Bununla birlikte, tüm bu artılara rağmen kitapta beni rahatsız edene bir "tat" vardı. Bu da sanırım her şeyin çok "planlı", "düzenli" ve de "kurgusal" olduğu hissi. Kitabın yazari Afganistan'da doğmuş ve sonradan Amerika'ya giderek burada okumuş ve kendisine yepyeni bir hayat kurmuş birisi. Afganistan kökenine rağmen, olayları sanki tam bir Batılı gibi kaleme almış. Ben çoğu satır boyunca kendimi Hosseini'den daha çok Afganlı gibi hissetim diyebilirim. Tabii, kitabın Batı'da elde etmesi planlanan başarısı nedeniyle bu şekile kaleme alınmış olmasının eminim ki büyük payı var. Zaten amacım "Hosseini artık Amerikalı olmuş, özünü kaybetmiş" gibi "büyük" yorumlar yaparak oraya buraya çamur atmak değil. Anlatmak istediğim, kitabın içerisinde daha çok ve gerçekçi bir "Afganistan" bulabilseydim sanırım "çok güzel" bir kitap diyebilirdim Bin Muhteşem Güneş için... Yine de bu hali ile bile oldukça keyifli, düşündürücü ve ne yazık ki duygusallık dolu okumalar sunabiliyor.


Ankara Mahpusu'nun notu: 7/10

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

15:33 - 30/7/2009 - yorum yaz


Son Sayfa Sonraki Sayfa

Ana Sayfa
Ankara Mahpusu?
Site Haritası
Arşiv

İlham Avcısı
Kategoriler

Son Yazılar
- Taşındım!!!