Ankara Mahpusu

Fosforlu Cevriye

Kategori: tiyatro

Suat Derviş'in ünlü romanı Fosforlu Cevriye'nin tiyatro sahnesinde hayat bulduğunu öğrendiğimde heyecanlanmıştım. Bu güzel romanın sahnede nasıl duracağını, nasıl oyunlaştırıldığını merak etmemek elde değildi.

Hatice Saadet Baraner'in (Suat Derviş'in gerçek adı) 1968 tarihinde yayımlanan Fosforlu Cevriye'si yazarın neredeyse kendisinden daha fazla bilinir bir hale geldi. 
 Sanırım Türkiye'de "fosforlu" adını duymayan kimse yoktur... Adına arabesk şarkılar mı yapılmadı, filmler mi... Benim bildiğim kadarıyla sinemade 4 tane Fosforlu Cevriye filmi var. 1959'da Neriman Köksal, 1969'da Türkan Şoray, 1989'da Sevtap Parman ve 2000'de de Yeşim Salkım oynadı Cevriye rolünü bu filmlerde.

Gülriz Suriri tarafından hem oyunlaştırılan hem de yönetilen iki perdelik müzikali Ankara'da Akün Sahnesi'nde izleme fırsatı buldum. Gülriz Hanım'ın bu meşakatli görevlerin üstüne bir de şarkı sözlerinin yazılmasını eklediğini söylemeylim.

Aşk-ı Memnu'daki özensiz dekor ve kostümden sonra Fosforlu'daki altyapı açıkçası daha ilk baştan pozitif bir hava yarattı bende.

Bu pozitif hava, müzikalin başından itibaren kendisini hissettiren "samimiyet"le perçinlendi.

Fakat, bazı noktaları eleştirmeden geçemeyeceğim. Öncelikle, bir "müzikal"e gittiğimi düşünerek kendimi buna hazırlamışken, karşımda biraz müzik katılmış bir tiyato eseri buldum. Şarkıların esere dahil edildiği yerler, süreleri ve izleyici üzerinde bırakılması istenen hisler bence çok dikkatlice kurgulanmamış. Sanki "müzikal" olsun diye rastgele serpiştirilmiş "şarkıcıklardan" ibaret bir tiyatro eseri gibi olmuş. Müzikalden sonra, Gülriz Suriri'nin "Müzikali 1,5 ay içinde şarkı sözleri dahil bitirdim" sözlerini okuyunca üzüldüm. Keşke Suat Derviş'in bu ölümsüz romanını tiyatroya kazandırmak için daha fazla zaman ve emek harcansaymış...

"Fosforlu Cevriye" gibi pek çok sanatçı tarafından yorumlanmış, hemen herkes tarafından bilinen bir şarkı var iken, açıkçası ben müzikal yanı çok daha güçlü bir eser bekliyordum.

Cevriye rolünde izlediğimiz Feray Darıcı, pozitif havası ile rolüne çok şey katmış bence. Sokaklarda yaşadığı sefil hayata rağmen hayata gülerek bakabilen fahişenin pozitif havasını o kadar güzel yansıtmış ki, hem oyunculuğu hem de doğal pozitif havası ile takdiri hak ediyor. Eminim Gülriz Suriri, seçmelerde Feray Darıcı'yı görünce "işte Cevriye!" demiştir. Çünkü Feray Darıcı'dan yayılan elektrik bence tam olarak Cevriye'yi anlatıyor. Fakat, Feray Darıcı'nın dans konusunda biraz kabiliyetsiz olduğunu düşünüyorum. Belki de yeteri kadar çalışmadı dans kısımlarına bilemiyorum. Sesinin tınısını Şebnem Dönmez'e benzettim. Şarkı söylediği bölümler haricinde oldukça güzel kullandı sesini. Ama tıpkı dans gibi şarkı kısımlarında da performansı vasattı. Bir kaç yerde detone olması sanıyorum dikkatsiz seyircilerin bile gözünden kaçmadı.

Bu arada, müzikalde Cevriye'nin aşık olduğu adam rolünde izlediğimiz Uğur Çavuşoğlu'nun müzikal sonrası gittiğimiz yerde bizden önce birasını yudumlarken görünce şaşırmadık değil! Oyun biter bitmez kulisten nasıl olup da hemen çıkıp kendisini oraya attı merak ediyorum...

Son olarak, kalabalık dans sahnelerinde, sahnenin küçüklüğünden de olsa gerek, kareografi iyi bir izlenim bırakmadı ben de. Böyle anlarda oyuncuların sahne paylaşımı gelişigüzel bir hava veriyor sanki.

Unutmadan, son eleştiri seyircilere! :- )  Şarkılar boyunca alkışla oyuna tempo tutan seyirciler vardı ne yazık ki... Kimse coşkusunu gizlesin demiyorum, ama yanı başınızda durmaksızın alkışla tempo tutulursa müzikali nasıl dinleyeceğiz? Oyunculara nasıl yoğunlaşacağız?? Ankara seyiricisinin bir kısmı sanıyorum "sabah şekerleri" izleye izleye dejenere olmuş...

Genel olarak, Gülriz Suriri iyi bir iş çıkarmış. Tabii insan "Fosforlu Cevriye" ve "Gülriz Suriri" gibi iki büyük ismi yanyana okuyunca çok daha başarılı bir performans beklemiyor değil... Yine de, bazı olumsuzluklara karşın, Fosforlu Cevriye görülmesi gereken bir tiyatro eseri, pardon müzikal...


Ankara Mahpusu'nun notu: 8/10

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

11:29 - 20/11/2008 - yorum yaz


Re: Deep Purple

Yorumlarınız için teşekkür ederim...

Açıkçası, seyirci konusunda hala aynı şekilde düşünüyorum :-) Bu sene ki, opera, bale ve tiyatro programının tamamını takip etmiş ve yurtdışındaki örnekleriyle kıyaslayabilecek biri olarak seyircinin durumunu pek iyi bulduğumu söyleyemiyorum... Temsil boyunca fısır fısır konuşan, yerli yersiz her yerde alkışlamaya başlayan ve dahası iyi-kötü ayrımı yapmaksızın her temsili çılgınlar gibi alkışlayan Ankara seyircisi bence iyi bir seyirci kitlesi değil. En başta, böylesine kötü "feedback" veren bir seyirci kitlesi sanatçı için dezavantaj... Tabii ki, genelleme yapıyorum ve genelleme doğası gereği "sert" bir hadise. Kuşkusuz seyiricinin içinde ne dinlediğini/izlediğini gayet iyi bilen bir kitle de var...

Fosforlu Cevriye'ye dönecek olursak. Kesinlikle benim bu sene izlediğim en iyi müzikal diyebilirim. Ama yine de çok daha iyi olabilirmiş. Suat Derviş'in böylesine güzel bir eseri iyiden daha iyisini hak ediyor bence...

Sevgiler.

ankaramahpusu - 2009-01-29 11:59:08 - 2009-01-29 11:59:08


Fosforlu Cevriye

Oyunu başka tarihler de izleyen bir seyirci olarak, salonda şarkılar sırasında el çırpan bir grup görmedim. Muhtemelen sizin izlediğiniz gün grupça gelmniş olacağını düşündüğüm gençler vardı ve muhtemelen onlar el çırptılar. Ankara Devlet Tiyatrosu seyircisi neyi nasıl izleyeceğini fark eder, ona göre davranır. İstisnalar olabilir tabi ki.Ama Ankara izleyicisini "sabah şekerleri izleyip dejene olmuş" tabiriyle eleştirmeniz hoş değil. Ankara seyircisi gibisi hala Türkiyenin hiçbir yerinde yok. Ayrıca oyundaki şarkılara gelince, belki 1.5 ayda çıkartılmış olabilir fakat Bir Gülriz Sururi'nin yaklaşık 50 yıldır bu işin içersinde olduğunu ve bu romanı defalarca okuyup üzerine düşünüp, bir şeyler yapmaya çalıştığını düşünürsek Fazlasıyla emek harcanmış olduğunu anlamakta güçlük çekmeyiz sanırım. Müzikleri de öyle eğlenceli ve güzel yazılmış ki insna zevkle dinliyor. Sanırım siz alkış sesinden fazla duyamadığını için müzik kalitesini algılayamadınız.
Emek verilmiş bir oyun, emeğinin karşılığını da alıyor tabi. Dekoruyla, müzikleriyle, danslarıyla izleyenin ağzında hoş bir tad bırakıyor. romandaki karakterlere çok iyi hayat verilmiş. bazı yerlerde deli gibi gülüyor, bazı yerlerde ağlamamk için zor tutuyor insan kendini. Tam bir müzikal olmuş. Ellerine sağlık Gülriz Sururi...

Deep Purple - 2009-01-24 20:08:33 - 2009-01-24 20:08:33


Re:8/10

Evet, aslında haklısın. 7 daha uygun bir puan olurdu.
Ama Suat Derviş ve Gülriz Sururi isimleri o fazladan bir puana değerdi :)

Bir de Gülriz Hanım'ın kapristen uzak bir şekilde oyunu bir köşede sandalye üzerinde izlemesi hoşuma gitmedi değil...

ankaramahpusu - 2008-11-21 23:23:14 - 2008-11-21 23:23:14


8/10

evet her şey güzeldi ama 10 uzerinden 8 puan bence biraz fazla olmuş :) bekliyorum devam yazılarını...

fc - 2008-11-21 02:38:45 - 2008-11-21 02:38:45


Son Sayfa Sonraki Sayfa

Ana Sayfa
Ankara Mahpusu?
Site Haritası
Arşiv

İlham Avcısı
Kategoriler

Son Yazılar
- Taşındım!!!