|
Küresel Kriz ve Türk Ekonomisi Dünyanın 15., Avrupa'nın ise 6. büyük ekonomisi: Türkiye... Bu veriler, bütün olumsuzluklara rağmen Türkiye'nin ekonomik anlamdan ne derece büyük bir hacme ulaştığının önemli göstergeleri. Eğer tezgahaltı olarak adlandırılan kayıtdışı ekonomiyi de bu rakamlara ekleyecek olursak ortaya çıkacak olan hacim kuşkusuz çok daha büyük olacak. Çünkü OECD, Dünya Bankası gibi kuruluşların da kabul ettiği üzere Türkiye'de ciddi bir kayıtdışı ekonomik aktivite söz konusu.
Böylesine büyük bir ekonomi ciddi bir ekonomik kriz döneminden daha geçiyor. Aslında, 1994 ve 2001 ekonomik krizleri hala hafızalarda olduğu için memleketçe krize karşı bir aşinalığımız yok değil. En kötü kriz durumlarında dahi soğukkanlı oluşumuz biraz da bu yüzden sanırım...
Kriz Türkiye'yi Ne Kadar Vurdu? Çokça ve her yerde yazılıp çizildiği üzere Küresel Finansal Krizle birlikte başta Amerikan ekonomisi olmak üzere tüm dünya genelinde çok ciddi bir iktisadi daralma süreci başladı. Bu daralma doğal olarak Türkiye’de de etkisini gösterdi. Rakamlara bakacak olursak, 2009'un ilk çeyreğindeki ekonomik daralmalar şöyle olmuş:
- Avrupa Birliği (-%2,1) - OECD (-%2,5) - TÜRKİYE (-%13,8)
Görüleceği üzere, Türkiye çok ciddi bir küçülme yaşamış. Peki neler oldu ekonomimizde? İhracat azaldı. Talep de daralma yaşandı. Yurtdışından Türkiye’ye yönelebilecek kaynaklar azaldı. İşsizlik arttı.
Şu an, pek çok yerde telafuz edilen krizi atlattık, faizler de çok düşük, döviz bol, oh hayat bakın tekrar güzel söylemleri bence çok gerçekçi değil. Ben, Türkiye'nin kriz ortamından çıkışında eskiye doğru pat diye bir dönüşün söz konusu olmadığına inaniyorum. Yan, V tipi bir toparlanmadan ziyade geniş bir U’dan bahsetmek daha mantıklı.
Toparlanmadan Kasıt Ne? Bence, toparlanma ancak şu kriterlerin sağlanması ile olmuş olur: Yurtiçi gelirlerin artması, istihdamın artması, orta sınıfın gelirlerinin yükselmesi, yurtiçindeki tasarruf ve tüketim olanaklarının artması. Yoksa, borsa endeksi yükselmiş, bankaların karı yüzde bilmem kaç artmış? Bana ne? Bize ne? Türkiye'de yaşayan insanların hayat kalitesi ne kadar artıyor bu değişkenler iyileştikçe??
Küresel Finansal Kriz ile ilgili kesin yorumlar yapmak için bence erken bir dönemdeyiz. Piyasalardaki daralmanın ne boyutta olacağı ve ne kadar süreceği henüz belirsiz. Kesin olarak görünen bir şey varsa, o da şu: Batı ekonomilerindeki bireylerin tasarruf, Doğu ekonomilerindeki bireylerin harcama eğilimi göstermesi bekleniyor. Türkiye’de ihracata dayalı bir büyüme modelinde zorluklar yaşanabilir.
Özetin özeti... TÜRKİYE, şu aşamada, küresel finansal krizden dolaylı olarak etkileniyor (ülkemizde toksik yatırım olmadığı için); ancak gözden kaçsa da kendi ekonomik krizimizi de yaşıyoruz. Uluslararası likitide de ciddi ve ani bir daralma yaşanması durumunda mevcut krizin TÜRKİYE’ye olan etkisinin boyutu ve/ya derinliği dramatik şekilde artabilir. Eğer yurtiçinde ve dışında ciddi bir olumsuz gelişme olmaz ise benim kişisel tahminim 2010’un ilk yarısından itibaren toparlanma başlayabilir...
11:31 - 25/8/2009 -
Re: Mert
Yazı beğenmene sevindim...
Aslında haklısın, yazdıktan sonra benim de dikkatimi çekti ki, bazı yerlerde iktisat terimleri fazla kaçmış :) Yazıyı yazmaya başlarken, mümkün olabildiğince "terimsiz" yazmayı hedeflemiş olsam da, son noktayı koyduğumda bunun mümkün olamadığını gördüm :-)
2010'daki toparlanma beklentisi, tabii ki biraz iyimser. Özellikle Türkiye gibi koşulların hızla değişebildiği bir ülkede. Umarım toparlanma beklediğimizden de çabuk olur! :)
ankaramahpusu - 2009-08-28 12:14:07 - 2009-08-28 12:14:07
Bence, toparlanma ancak şu kriterlerin sağlanması ile olmuş olur ?
güzel yazı, ellerine sağlık... ancak bazı terimlerin herkes tarafından anlaşılamayacağını düşünmekteyim :)
bana kalırsa ülkenin toparlanma süreci daha uzun vade de olacaktır ve ekonomik krizin etkisi daha da hissedilecek önümüzdeki günlerde...
mert - 2009-08-25 11:59:57 - 2009-08-25 11:59:57
|