| Ankara Mahpusu |
|
Öylesine Bir Dinleti Murat Göksu tarafından yazılıp yönetilen Öylesine Bir Dinleti, Ankara'da Operet Sahnesi'nde sahneleniyor.Didaktik bir şekilde "opera denen hadise nedir?" sorusuna yanıt veren Öylesine Bir Dinleti, opera aryaları, türküler, şarkılar gibi unsurları bir araya getiren bir kolaj. Aslında, pek çok ülkede bu tür eserler var. Opera sevgisini aşılamak, opera nedir sorusuna yanıt vermek için popüler opera eserlerinin harmanlamasından oluşan ve arada da öğretici bilgilerin yer aldığı bu eserler, özellikle çocukları hedefliyor. Öylesine Bir Dinleti'de böyle bir hedef kitle seçilmemiş, opera konusuna kuşkuyla yaklaşan herkes potansiyel seyirci olarak düşünülmüş. Niyet gerçekten de çok güzel. Operanın hor görüldüğü, anlamsız bulunduğu bir ülkede insanlara "opera aslında kötü bir şey değildir" mesajını verecek eserler yaratmak çok akıllıca. Bu açıdan Murat Göksu'yu gerçekten tebrik ediyorum. Gelgelelim, sahnedeki sonuç pek parlak değil açıkçası... Her şeyden önce, oyunun metni çok kötü. Operet Sahnesi'nde izlediğim bir diğer kolaj eser olan Kırmızı Ev gibi Öylesine Bir Dinleti'nin de metni çok ama çok baştan savma yazılmış. Okuma yazması olan ve opera hakkında iyi kötü bir şeyler bilen ya da google'da yarım saat arama yapan herhangi bir kişi oturup o metni rahatlıkla yazar. Murat Göksu, böyle bir metnin altına imzasını atarken rahatsız olmadı mı merak ediyorum doğrusu... Fazlasıyla didaktik, bütünlük anlamı olmayan metnin en çok canımı sıkan kısmı ise agresifliğiydi. Neyin mi agresifliği? Operayı anlamayan ve sevmeyen insanları "tek bir şive" ve "tek bir kültür boyutuna" indirgeyip, ardından da bununla "kendince" dalga geçen agresiflik... Sonra kalkıp "çok seslilikten bahsetmek" ironi değil mi? İnsanlar operayı sevmiyorsa, insanlar operayı anlamıyorsa suç onlarda mı yoksa yıllar yılı bu sevgiyi ve bilgiyi geniş kitelelere ulaştırmayan siz opera sanatçılarında mı? Tamam, kaynaklar sınırlı, ama yapılabilecek o kadar çok şey var ki... Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü Internet sitesi üzerinden bu konuda insanları sıkmadan bilgilendirecek dokümanlar vs. yayımlayamaz mı? Öylesine Bir Dinleti tarzında bilgilendirici eserleri -daha kaliteli olmak koşuluyla- daha yaygın şekilde sahneleyemez mi? 2 perdelik oyun boyunca, Figaro'nun Düğünü gibi bilindik operalardan aryalar, sevilen türküler ve Jingle Bells gibi şarkılar sahneleniyor. Açıkçası, ben oyunun yazarı olsaydım, sinema, reklam filmi gibi popüler platformlarda sıkça karşılaşılan "beylik" operalardan bölümlere daha çok yer vererek, seyircinin operaya çok daha sıcak bakmasını sağlamaya çalışırdım. Tabii, bunun yanı sıra, aşırı didaktik metni çok daha yumuşak ve dolaylı bir hale getirir, böylelikle opera ile ilgili daha fazla önyargıyı daha samimi ve zarif bir şekilde yıkmaya gayret ederdim. Son olarak da, oyunun genel kurgusu ve anlam bütünlüğündeki zayıflığı ortadan kaldırırdım... Unutmadan, Murat Karahan'ın performansı alışık olduğuma göre oldukça kötüydü. Bir temsillik bir durum muydu? Yoksa oyunun kötülüğü Murat'a da mı yansıdı bilemiyorum... Sonuç olarak, Öylesine Bir Dinleti bence iyi niyetli ama son derece başarısız bir oyun olmuş... Bu yüzden, opera konusunda iyi kötü bilginiz varsa, kesinlikle sıkılacağınız bir oyun. Ama operaya ilgi duyuyor ama pek bilginiz yoksa gitmenizden bir zarar gelmez. Ya da çevrenizde operayı sevdirmek istediğiniz biri (sevgiliniz gibi :) varsa onu Öylesine Bir Dinleti'ye götürerek birazcık olsun opera sevgisi ve bilgisi aşılayabilirsiniz... Ankara Mahpusu'nun notu: 4/10 10:42 - 17/1/2009 - yorum yaz
|
Ana Sayfa Ankara Mahpusu? Site Haritası Arşiv İlham Avcısı Kategoriler
Son Yazılar - Taşındım!!! |