Ankara Mahpusu

Quantum of Solace

Kategori: sinema


Kraliçe'nin sadık ajanı Mr Bond ya da namı diğer Ajan 007, 22. kez beyaz perdede huzurlarımızda.

Quantum of Solace, 2006 yılında gösterime giren Casino Royale'in devamı niteliğinde kurgulanmış. Casione Royale ile yeni James Bond olarak sinema dünyasının karşısına  çıkan
Daniel Craig doğal olarak bu filmde de Mr Bond'a hayat veriyor.

Aslında, Casino Royale, James Bond serisi açısından tarihi bir dönüm notkasını işaret ediyordu. Göze çarpan ilk değişiklik, James Bond'un klasik Mr Bond fiziksel görünümünden uzak bir oyuncu tarafından oynanması idi. Daniel Craig, her ne kadar 1968 İngiltere doğumlu olsa da, sarışın Slav görünümü ile seleflerine açıkçası pek benzemiyordu. Ama, James Bond serisindeki dönüm noktasının ana ekseni fiziksel değişimmiş gibi görünse de, esasında James Bond serisinde çok daha dramatik bir değişim vardı. Artık, Mr Bond, çok daha gerçekçi, etten kemikten bir karakter olarak karşımızdaydı. Votka-martini saplantısını bile "ne fark eder ki?" diyerek bir kenara bırakmış, bizlere üç boyutlu olduğunu ispata girişmiştir.

Açıkçası, ben de başlangıçta Daniel Craig'i Mr Bond olarak pek benimseyemiş; bu yüzden de filmi sinemada izlemek yerine elime DVD'si geçene dek beklemiştim. Fakat, Casino Royale, başarılı kurgulanmış ve çekilmiş aksiyon sahneleri ve James Bond karakterine getirdiği gerçekçi yaklaşım ile ilgimi çekmişti.

Beyaz perde karakterlerine daha gerçekçi bir hava katmak aslında son dönemlerde giderek yıldızı parlayan bir trend. 2005 yapımı Batman Begins'de Christian Bale ile yapılan da buydu aslında. Daha gerçekçi, daha günlük hayattan izler taşıyan bir Batman karakterini sinemaseverler sevmişti.

Özet olarak, Quantum of Solace'da bir önceki filmle başlayan daha gerçekçi Mr Bond kurgusu devam ediyor. Mr Bond, Casino Royale'da kendisine hem ihanet eden, hem de uğruna ölümü göze olan sevgilisi Vesper Lynd karakterinin intikamı peşinden gidiyor bu yeni filmde. Yanındaki yeni Bond kızı ise Olga Kurylenko'nun canlandırdığı Camille Montes karekteri. Camille'de tıpkı Bond gibi kişisel bir intikamın peşinden giderken Quantum isimli gizemli bir organizasyonun karşısında buluyor kendini.

Güney Amerika'daki siyasi yozlaşma, dünya su problemi gibi bölgesel ve küresel sorunlara da "şöyle" bir bulaşarak sosyal mesaj görevi konusunda kendini rahat hisseden Quantum of SolaceMarc Forster yönetmiş. Stranger Than Fiction ve Finding Neverland gibi filmleri ile takip edilen bir yönetmen haline gelmişti Marc Forster. Açıkçası, ben Forster'ın bu ilk büyük bütçeli aksiyon denemesinden daha etkili bir sonuç bekliyordum. Evet, sıkı dur Forster eleştirilerime başlıyorum :)

Öncelikle, filmdeki aksiyon sahneleri göze hoş görünmekle birlikte bazıları gerçekçilikten oldukça uzak. Özellikle, açılıştaki araba ve sonraki denizde kovalama sahneleri. Daha önceki James Bond filmlerinin genel kurgusunda böyle bir eksiklik göze pek batmayabilirdi aslında.
Ama Mr Bond'u daha gerçekçi bir eksen üzerine oturduğunuzu iddia ederken, böyle mantık hataları barındıran aksiyon sahneleri insanı rahatsız ediyor.

Mantık hataları aslında aksiyon sahneleri ile sınırlı değil. Öykünün ve kurgunun doyuruculuğu Casino Royale'ı özletiyor.

Kısacası, Forster'ın  James Bond'un  Ian Fleming'in gölgesinden sıyrılmaya başladığı yeni bakış açısı altında çok daha iyi bir iş çıkarabileceğini düşünüyorum. Yine de, kötü giden bir sinema sezonunda hızlı bir aksiyon filmi arıyorsanız Mr Bond derdinize çare olabilir...

Ankara Mahpusu'nun notu: 6/10

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

09:54 - 18/11/2008 - yorum yaz


Re: 007

Yoğunluktan yazılarını pek kontrol edemeden "post" ediyorum, affola :-)

ankaramahpusu - 2008-11-21 23:24:37 - 2008-11-21 23:24:37


007

"Casione" yazmissiniz bir yerde :D

cansu - 2008-11-21 02:42:25 - 2008-11-21 02:42:25


Son Sayfa Sonraki Sayfa

Ana Sayfa
Ankara Mahpusu?
Site Haritası
Arşiv

İlham Avcısı
Kategoriler

Son Yazılar
- Taşındım!!!