|
Düzenli olarak spora gitmenin hala "lüks" harcama kategorisinde olduğu memleketimde aslında gidecek doğru düzgün spor komplekslerinin sayısı nüfusa kıyasla oldukça az. Gerçi, son yıllarda sayı oldukça artmış yine de çok fazla olduğu söylenemez...
Sports International zincirinin ilk halkası olarak 1995 yılında açılan Bilkent şubesi, Bilkent kavşağının hemen solundaki konumu ile Bilkent'in nirengi noktalarından bir tanesi.
Bu yıl içerisinde yenilenen tesis fitness, vücut geliştirme, basketbol, squash, tenis, yüzme gibi çeşitli spor aktviteleri için fırsat sunuyor üyelerine.
Tesis, sunduğu hizmet, ekipmanların sayısı ve kalitesi ile genel temizlik açısından fena sayılmaz. Personel güler yüzlü sayılır. Ancak, en önemli eksik gözlemlediğim kadarı ile yönetimde. Ne derece profesyonel ve "entertainment & experience management" tecrübesi ve bilgisi olan bir ekip var başta bilemiyorum; ama benim gözlemlediğim kadarı ile vasat bir yönetim var başta. Çünkü, üyelere ve üye olmayı düşünenlere çok daha kaliteli hizmet rahatlıkla sunulabilir. Bunun yerine, insanı askıntı olan bir satış ekibi kurup; "e n'apalım satabildiğimize satarız zaten spor yapmak isteyen de gelir bize bir uğrar" mantığı ile işin kolayına kaçılmış.
Spor personeli genelde güler yüzlü; ya da daha doğru bir ifade ile en azından asık suratlı değiller... Ama üyelere yardımcı olma, yön gösterme gibi konularda sıfırlar... Etraflarına kümelenen bir grup "kanki" müşteri dışındakiler sanki yok onlar için. Zaten, yönetimin en önemli eksiklikerinden birisi de insanların Sports'a gelip kaliteli zaman geçirip mutlu olup olmadıkları ile hiç ilgili olmamaları... Mahalle bakkalı işletme zihniyetinden ancak bir iki adım öndeler. Bir iki söz de müşteriler hakkında söylemeliyim :-) Spor yapıp endorfin sağlayan güzide üyeler, niye büyük çoğunluğunuz borsada parası batmış yatırımcı yüzüyle geziniyorsunuz Sports'da?? Tabii ki, kimse bir başkası için güleryüzlü olmak zorunda değil; ama spor yaparken bile kasılan, mutsuz görünen bu denli kalabalık bir güruh görmemiştim daha önce.
Bir de üyler arasında oldukça fazla sayıda olduğunu gözlemlediğim "kereste tüccarı amcalar", "kokoş teyzeler" ve "tikky gençlik" kibirli ve ölçüsüz tavırlarınız gerçekten de insanın spor iştahını kesebiliyor. Özellikle soyunma odasında ve duşlarda yalın ayakla her yere girip çıkmanız, tuvalet sonrası el yıkama ihtiyacı duymadan hop diye havuza dalıvermeniz gerçekten de takdire şayan! :-)
Tüm bu olumsuzluklara karşın, eğer sıkı bir pazarlık ile uygun bir aile üyeliği alırsanız ödeyeceğiniz para "mahalle arası spor salonu"na vereceğiniz ile üç aşağı beş yukarı aynı oluyor ki, fiyat/performans açısından hiç de fena değil bu durum...
Ankara Mahpusu'nun notu: 6/10
16:22 - 23/11/2008 -
sports international
Ya hakkaten cok hak veriyorum. Insanlar cok kibirli ve suratsiz, degil selam vermek birbirlerine tiksinerek bakiyorlar resmen. Bu da suna kanit olabilir, kultursuz insanlar ellerine bir parca para gectigi vakit "tavana vurma" durumu yasiyorlar. Halkimiz iste, temeli saglam olmayinca eline gecen maddi gucler acaip bos ve itici bir kendine guvene donusuyor :)
isimsiz - 2008-11-24 14:58:35 - 2008-11-24 14:58:35
|