Ankara Mahpusu

The Curious Case of Benjamin Button - Benjamin Button'ın Tuh

Kategori: sinema
The Curious Case of Benjamin Button (Benjamin Button'ın Tuhaf Hikayesi), David Fincher imzası taşıyan bir film. Açıkçası, başrolde Brad Pitt olmasından ve 13 dalda Oscar'a aday gösterilmesinden dolayı filme karşı biraz önyargılıydım :) Ancak, F. Scott Fitzgerald'ın 1921 tarihli aynı adlı bir kısa hikayesinden uyarlanan film, beklentilerimin ötesinde iyi çıktı...

Benjamin Button, şanssızlıklarla doğar... Öncelikle, doğumu sırasında annesi ölür. Ama belki daha da dramatik olanı yeni doğan bu bebeğin hayatının son günlerini yaşayan bir ihtiyar gibi görünmesidir. Bebeği gören baba çıldırır ve onu bir evin önüne bırakarak terk eder. Film bu noktadan başlayarak, geçen her geçen gün gençleşen yani normal bir canlının yaşam seyrinin tam tersini izleyen Benjamin'in öyküsünü anlatıyor.

Hikaye-içinde-hikaye tarzında kurgulanan film, 2005 yılında bir hastanede başlıyor. Daisy isimli yaşlı bir kadının son anlarında yanında olan kızı Caroline'ın annesine okuduğu ve Benjamin'e ait olan bir günlük sayesinde geçmiş ile bugün arasında gidip geliyoruz.

Benjamin ButtonÖncelikle, hikayenin ana temasının son derece ilgi çekici olduğunu söylemeliyim... Katrina Fırtınası arefesinde bir hastane odasında ölümünü bekleyen Daisy, hayatının son dakikalarında kızına hayatıyla ilgili gizemleri aktarırken, bizleri de yaşam ve ölüm gibi aslında hepimizin kafasını kurcalayan ama açık yüreklilikle düşünmekten genellikle kaçındığımız kavramları farklı bir şekilde düşünmemizi sağlıyor.

Filmin kurgusunu oldukça başarılı buldum. Sürekli olarak gençleşen Benjamin'in bir huzurevinde büyüyor olması, Daisy'nin ölümü beklediği anların Katrina Fırtınası gibi yüzlerce insanın hayatını kaybettiği bir afetle kesişiyor olması gibi ironiler filmin başarısını perçinleyen küçük ve isabetli detaylar olarak dikkat çekiyor... Özenli ve samimi bir film var karşımızda.

David Fincher, Seven ve Fight Club gibi başarılı filmlere birlikte imza attığı Brad Pitt'e olan ilgisini Benjamin Button'la da devam ettirmiş. Benjamin rolünde izlediğimiz Brad Pitt'e Daisy olarak usta oyuncu Cate Blanchett eşlik ediyor. Her ikisi de yalın birer oyunculuk sergileyerek filmin samimi ve sıcak havasına önemli bir katkı yapmış. Zaten, filmin sonunda insanın ağzında "pastel" bir tad bırakan masalsı hava bence filmin en önemli artılarından biri....

Yaşlılık ve gençlik kavramlarının altını sıklıkla çizen filmde kullanılan makyajlar ve efektler gerçekten de başarılı. Zaten filmin aldığı Oscar'lar da bunu gösteriyor: sanat yönetimi, makyaj görsel efektler.

Yönetmen David Fincher'ın izlediğim bir önceki filmi Panic Room (Panik Odası) idi. Açıkçası, Seven ve Fight Club gibi yapımlardan sonra Panic Room bende büyük bir hayal kırıklığı yaratmıştı. Ama, Benjamin Button'ın bıraktığı hoş izlenim ile David Fincher gözümdeki kıymetini tekrar yükseltti diyebilirim :-)


Ankara Mahpusu'nun notu: 7/10

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

15:51 - 1/3/2009 - yorum yaz


Re: dReamer

Sevgili Dreamer,
Böyle motivasyon etmeye devam edersen, kitap bile yazarım! :)
Teşekkürler güzel sözcüklerin için...

ankaramahpusu - 2009-03-08 21:15:26 - 2009-03-08 21:15:26


Re: puan

Evet, puanlamayı unutmuşum...
Gönlümden 7 puan koptu :-)

ankaramahpusu - 2009-03-08 21:12:54 - 2009-03-08 21:12:54


Benjamin Button

Sevgili AnkaraMahpusu, hislerime tercüman oluyorsun desem yeridir. Yazıların çok güzel, lütfen daha çok yaz, heyecanla bekliyorum :)

Deamer - 2009-03-05 15:35:20 - 2009-03-05 15:35:20


puan ?

neden puan vermedin :D

isimsiz - 2009-03-03 13:38:16 - 2009-03-03 13:38:16


Son Sayfa Sonraki Sayfa

Ana Sayfa
Ankara Mahpusu?
Site Haritası
Arşiv

İlham Avcısı
Kategoriler

Son Yazılar
- Taşındım!!!