| Ankara Mahpusu |
|
Gizler ÇarşısıGizler Çarşısı 07:21 - 8/10/2009 - yorum {7} - yorum yazKırmızı Ev - Müzikli Oyun Leyla Çolakoğlu'nun bir projesi olan Kırmızı Ev'i Resim ve Heykel Müzesi'ndeki Operet Sahnesi'nde izledim.2 perdelik oyun, jazz, pop, opera, sirtaki, flamenko gibi değişik tarzlardaki müzik eserlerinin bir kolajı. Oyun, "Kırmızı Ev" isimli bir caz bar ve sahibesi (Tresor) üzerine kurgulanmış. Kırmızı Ev'de seslendirilen parçalar değişik duyguları anlatıyor ve her bir parça öncesinde durumu anlatan küçük bir diyalog ya da monolog izliyoruz. Parçalar, ağırlıklı olarak Fransızca, İtalyanca ve İngilizce. Çok kısa bir kaç Türkçe parça da var. Oyunun metinlerini Eda Alanson kaleme almış. "Kör göze parmak" şeklinde fazlasıyla didaktik ve zorlama metin, temsilin en kötü bileşenlerinden bir tanesi. Son derece özensiz metin, oyunun zayıf kurgusuyla birleşince sonuç gerçekten de çok kötü olmuş. 'Kırmızı Ev' isimli pavyon görünümlü caz kulübü, çingenelerden, mafya babalarına, çapkınlardan, eşcinsellere kadar çok geniş bir yelpazedeki farklı insanların ortak paydası olarak oyunun odağını oluşturuyor. Hafiften "Moulin Rouge" esintisi altında hayat bulan alabildiğince klişe replikler, insanın tahammül sınırlarını zorlayacak kadar kötü... Gelelim müzik ve dans kısmına. İyiden başlayayım! :) Bu temsili izlenir kılan en önemli isim Robert rolündeki Murat Karahan. Aşk-ı Memnun operasında Behlül rolünde de izleme fırsatı bulduğum Murat Karahan olmasa, Kırmızı Ev inanın izlenebilir bir temsil olmaktan çıkar. Belki çok abartılı geliyor bu yorumum, ama şayet oyunu izlerseniz Murat'ın Kırmızı Ev'e ne denli renk ve çoşku kattığını rahatlıkla görebilirsiniz. Öncelikle, bir işi iyi ve severek yaptığını bilen insanlardaki parıltıyı, Murat şarkı söylerken gözlerinde görebiliyorsunuz. Ayrıca, insanın kulağında "karamel" tadı bırakan güzel bir sesi var. Sesi ile dikkat çeken bir diğer isim ise Mirala rolüyle izlediğimiz Arsen Arsoy. Gerçi küçük rolü nedeniyle Arsen'i sahnede pek göremedim; ama kesinlikle çok güçlü bir ses. Keşke oyunda daha iyi yararlanılsaymış bu sesten. Projenin mimarı Leyla Çolakoğlu, ayrıca Tresor rolüyle sahnede de var. Keşke olmasaymış... Kötü İngilizcesi ile söylediği şarkılar insanda "bir an önce bitse de gitsem" hissi uyandırıyor. Tresor'un kocası rolünde izlediğimiz Deva Çolakoğlu da oldukça kötü Fransızca aksanı ile şarkılarda eşini aratmıyor ne yazık ki. İyi performansları ile dikkatimi çeken diğer isimler arasında Ramona rolü ile Hale Alanson ve kötü sarhoş taklitine rağmen güzel söylediği şarkıları ile Barış Yanç var. Dansları ile oyunu izlenebilir kılan Nilgün Demireller'i ve Armağan Davran'ı da unutmamak gerekir tabii. Ama Armağan Davran'la ilgili olarak Çalıkuşu'ndaki gözlemim hala devam ediyor. Bir başdansçı bu kadar kilolu ve hantal olmamalı! Kısacası, Kırmızı Ev, genel olarak oldukça başarısız bir oyun. Ama bu son derece dağınık ve klişe kolaj içerisinde Murat Karahan'dan güzel şarkılar dinlemek için bile gidilebilir! Ankara Mahpusu'nun notu: 3/10 16:21 - 22/12/2008 - yorum {2} - yorum yazKanlı Nigar - Müzikli Güldürü"Yedi Kocalı Hürmüz"ün de yazarı olan Sadık Şendil tarafından kaleme alınan Kanlı Nigar'ı Ankara İrfan Şahinbaş Sahnesi'nde izledim...Öncelikli olarak İrfan Şahinbaş Sahnesi'nin bir tiyatro salonunda başka herşeye benzediğini söylemek istiyorum. Her türlü detayı ile tiyatro düşmanı bir mabet diyebilirim. Böyle bir sahneyi açanı, bu şekilde tutanı da tebrik etmek lazım! Cihanyandı Kanlı Nigar, Türk tiyatrosunun en bilinen ve sevilen oyunlarından bir tanesi. Beyaz perdeye de uyarlanmış olan Kanlı Nigar, kadın hakları ekseninde kurgulanmış müzikli bir güldürü. Oyunun anlatısı klasik bir İbiş rolü olan Abdi üzerinden gerçekleştiriliyor. Sadık Şendil'in ölümsüz eseri güncel bir takım espiriler eklenerek seyirciye daha yakın hale getirilmiş. Kimileri iyi olsa da, bu "monte" espirilerin bir kısmı son derece ucuz. Mesela, "Morgage gıcımıza girdi" gibi ucuz sözcük oyunlarına dayanan espiriler ile orijinal metne ayıp edilmiş bence. Metni günümüze taşıyan "köprüler" güzel fikir aslında, ama daha güzel yapılabilirmiş. Kanlı Nigar'ın izlediğim performansı için iyi bir şey yazmak gerçekten zor. Vasatın üzerine çıkabilen oyunculuk neredeyse yok. Abdi ve Narçın rollerini oynayanlar en başarılı olanları diyebilirim. Performansları ile oyunu izlenebilir kıldılar... Bu arada, oyun öncesinde ya da sonrasında bir program alma şansı sunulmadığı için kim hangi rolü oynadı bunu bile öğrenemedi izleyiciler... Dans performansı gerçekten kötüydü. Üzgünüm ama dansçılar, estetikten ve uyumdan oldukça uzaktılar. Şarkı performansları ise danstan beterdi diyebilirim. Salonun akustiği çok kötü buna bir şey diyemem. Ama oyuncuların söylediği şarkıları duymak çok güçtü. Sanki fısıldar gibi söylüyorlardı... Dekor, artık alıştığımız üzere oldukça kötüydü... Sonuç olarak, kimsenin emeğine saygısızlık yapmak istemem; ama Kanlı Nigar bir "lise" tiyatro grubun "iyi" temsili denilebilecek performansın üzerine kesinlikle çıkamıyor... Boşa geçirecek zamanınız varsa ve kötü de olsa tiyatro izleyeyim diyorsanız Kanlı Nigar sizleri bekliyor! Ankara Mahpusu'nun notu: 5/10 12:30 - 13/12/2008 - yorum {yok} - yorum yazFosforlu CevriyeSuat Derviş'in ünlü romanı Fosforlu Cevriye'nin tiyatro sahnesinde hayat bulduğunu öğrendiğimde heyecanlanmıştım. Bu güzel romanın sahnede nasıl duracağını, nasıl oyunlaştırıldığını merak etmemek elde değildi. 11:29 - 20/11/2008 - yorum {4} - yorum yaz
|
Ana Sayfa Ankara Mahpusu? Site Haritası Arşiv İlham Avcısı Kategoriler
Son Yazılar - Çikolata: Yükselen Kakao Fiyatları - Altın Fiyatları Uçuyor! - Ankara'da Fotoğraf Kursu - Fenerbahçe Galatasaray Derbisi - PepperMiLL - District 9 - Bolu Mangal Keyfi - Nefes: Vatan Sağolsun - Shaun the Sheep - Kitap Önerisi - TOEFL'a rakip: PTE Academic - Plansız Ankara - Venedik'te Bir Gece - Gizler Çarşısı - Music Challenge - Facebook Oyunu - Çiçek Motifi ve Hayatın Hızı - Devlet-i 'Aliyye - Northern Exposure - Kuzeyde Bir Yer - LÖSEV - Elimi Siz Tutar mısınız? - Google Caffeine |